fbpx

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü, Patronlarına Direnen Gazetecilerin Kazanımıdır

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü, Patronlarına Direnen Gazetecilerin Kazanımıdır

11.01.2024

Türkiye’de özgür ve özgün bir gazetecilik yapabilmenin önündeki engeller hakkında bilgiler veren İstanbul Arel Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Göksel Basmacı, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nün patronlarına karşı direnen gazetecilerin bir kazanımı olduğunu ifade etti.

 

İstanbul Arel Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Göksel Basmacı 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nde ülkemizdeki gazetecilik mesleğinin sorunlarına değindi. Basmacı ülkemizdeki gazetecilik mesleğinin yaşadığı sorunların; basın kuruluşlarının patronaj yapısından ve gazetecilerin özgürlüğünü garanti altına alan yasal bir alt yapının olmamasından kaynaklandığını belirtti.

 

Siyasetle iç içe geçmiş gazetecilik faaliyetlerinin, halkın doğru bir şekilde bilgilendirilmemesine neden olduğunu söyleyen Doç. Dr. Göksel Basmacı; “Medyanın içinde bulunduğu patronaj yapısı özgür ve özgün bir yayıncılık yapabilmenin önündeki en büyük engellerden. Siyasetle iç içe geçmiş gazetecilik sisteminde kamu yararından çok, siyasi ve ekonomik çıkarlar önem kazanmakta. Bu da halkın doğru bir şekilde bilgilendirilmemesine neden oluyor. Öte yandan gazetecilerin özgürlüğünü garanti altına alan yasal bir alt yapının olmaması da sorunlardan biridir. Yasaların özgürlükçü olması gerekirken atılan adımların kısıtlayıcı olduğunu görüyoruz. Bunlarla birlikte günümüzde iktidarın da gazeteciler üzerinden belirleyici bir rolü olduğunu söyleyebiliriz. Gazetecilerin hareket sahası iktidar destekçisi ya da muhalif olmasına göre değişebiliyor.” dedi.

 

“Birçok Gazeteci Habercilik Faaliyetini Yürütmek İçin Mücadele Ederken Öldürülmüşlerdir”

 

Günümüzde yerel ve ulusal basında muhalif medyaya baskının ön planda olduğunu belirten Basmacı, mesleğini icra ederken öldürülen gazetecilere de değinerek Uğur Mumcu, Çetin Emeç ve Abdi İpekçi gibi önemli isimlerin unutulmaması gerektiğini vurguladı.

 

Basmacı; “Günümüzde daha çok muhalif medyaya yönelik baskı söz konusu. Geçmişte öldürülen gazetecilere baktığımızda hepsinin ortak yanı, iktidar ve güç odaklarına karşı ya da gizli yapılanmalara karşı bir mücadele içinde olmalarıdır. Bu gazeteciler halkı bilgilendirmek ve kamu yararı ilkesi etrafında habercilik faaliyetlerini yürütmek için mücadele ederlerken öldürülmüşlerdir. Hiçbir zaman araştırmalarından ödün vermeyen, kalemini sadece halkın yararı için kullanan ve ülkenin en kritik konuları üzerinde korkmadan çalışan ve bedelini de ne yazık ki canıyla ödeyen Uğur Mumcu, benim için en değerli aydın gazetecidir. Mumcu, sadece gerçeklerden yola çıkıp ele aldığı konuları titiz bir şekilde işlemiş ve kanıtlarıyla sunmuştur. Bu da onu diğer kişilerden daima bir adım öne çıkarmıştır. Kaybettiğimiz gazeteciler birbirinden değerlidir ama benim için en önemlileri; Uğur Mumcu, Çetin Emeç, Abdi İpekçi’dir.” şeklinde konuştu.

 

“Sosyal Medyada İçerik Üreten Herkes Gazeteci Değildir”

 

Halkın yararına çalışan ve önemli konulardan vatandaşları haberdar eden fikir emekçiliğinin gazetecilik olarak değerlendirilebileceğini ifade eden Doç. Dr. Göksel Basmacı, gazetecilerin her şeyden önce kamuoyunu olaylar hakkında bilgilendiren ve bilinçlendiren bir rolü olması gerektiğini belirtti. Sosyal medyada üretilen her içeriğin gazetecilik olarak değerlendirilmediğini sözlerine ekleyen Basmacı, dijital ortamda içerik üreten bireylerin de gazeteci olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.

 

Basmacı; “Kamu yararını temel ilke edinmek ve çeşitli güç odaklarına karşı halkın haklarını gözetmek gazetecinin en önemli hedefleri arasındadır. Gazetecinin her şeyden önce kamuoyunu olaylar hakkında bilgilendiren ve bilinçlendiren rolü olmalıdır. Gerçek anlamda işleyen demokratik ortam için gazetecilerin bu yönde hareket etmesi mesleğin önemine de karşılık gelmektedir. Günümüzde herkes bilgi üretir ve yayar hale geldi. Ancak burada gazeteci ile içerik üreticilerini birbirinden ayırmak lazım. Üretilen her içerik gazetecilik olarak görülmemelidir. Elbette yurttaş gazeteciliği önemli bir kazanımdır ancak mesleğin ilkelerine ve kurallarına bağlı gazetecilikle kıyaslamak doğru olmaz. Bu nedenle dijital ortamlardakileri, içerik üreten ve paylaşan bireyler olarak değerlendirebiliriz. “dedi.

 

“Tüm Emekçilerin Çalışan Gazeteciler Günü Kutlu Olsun”

 

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nün patronlarına direnen gazetecilerin bir kazanımı olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Göksel Basmacı, gazeteciler için hak odaklı bir yapının kurulması ve özgürlüğün herkes için geçerli olmasının meslek için önemli olduğunu ifade etti.

 

Doç. Dr. Göksel Basmacı; ”Kamu yararını ilke edinmiş, korkmadan her zaman halkın ve gerçeklerin yanında yer alan tüm emekçilerin gazeteciler günü kutlu olsun. Bugün, patronlarına karşı direnen gazetecilerin bir kazanımıdır ve o günden beri kutlanmaktadır. Çözüm de çıkış noktasında gizlidir. Gazeteciler kendi haklarını mücadele ederek, direnerek, her türlü otoriteye karşı çıkarak ve sadece halka hizmet ederek kendi kurtuluşlarını gerçekleştirebilirler. Aksi takdirde dayatmacı dönüşümlerle mağdur olan bir kesim her zaman olur. Önemli olan tüm gazeteciler için hak odaklı bir yapının kurulması ve özgürlüğün herkes için gereçli olmasıdır.” ifadelerini kullandı.