fbpx

Markaların Balkonu Boğaz Köprüsü

Markaların Balkonu Boğaz Köprüsü

06.12.2023

İstanbul Arel Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölüm Başkanı Doç. Dr. Mehmet Yakın son zamanlarda gündemde olan yapay zeka ve bilgisayar tabanlı görüntülerle (CGI) oluşturulan reklam çalışmaları ile ilgili açıklamalarda bulundu.

CGI ile oluşturulan reklam çalışmalarının büyük yankı uyandırdığını ifade eden Doç. Dr. Mehmet Yakın, Avrupa ve Amerika’da yapılan çalışmaların ülkemizde de yaygınlaştığını ifade etti. Reklamcılıkta ana unsurun yaratıcılık olduğuna dikkat çeken Yakın, yaratıcılığın görselde, metinde, mecra kullanımında veya reklamın yayınlandığı zamanda etkin bir şekilde kullanılarak markaların akılda kalıcılığının artmasına yardımcı olduğuna dikkat çekti. Bununla beraber benzer reklam çalışmaların farklı markalar tarafından uygulanmasının marka yarar değil zarar sağlayabileceğini de sözlerine etkledi.

Doç. Dr. Mehmet Yakın; “CGI teknolojisiyle üretilen görseller ve görüntüleri çok yakın bir zamanda yurtdışında görmeye başladık. Bir kozmetik firması (L’Oreal) arabanın üzerine yüklenmiş kırmızı bir rimelle Paris sokaklarını boyarken, başka bir kozmetik firması (Maybelline) New York Metrosunun makyajını dev maskaralarla tazelemeye başladı.” dedi.

“CGI Çalışmaları Sosyal Medyayı Kaplamaya Başladı”

Son dönemde trend olan reklam çalışmaları ile ilgili bilgiler veren Doç. Dr. Mehmet Yakın ülkemizde de benzer çalışmaların yapıldığını belirterek şu ifadeleri kullandı;

“Ülkemizde de firmalar bu teknolojinin nimetlerinden hızla faydalanmaya başladılar. Bir alışveriş firması (Trendyol) İstanbul’un caddelerinde dolaştırdığı tırla hediyeleri sokaklara boşaltırken, farklı markalar ürünlerinin mega boyutlarının yer aldığı örneklerini büyük gemilere yüklediler ve boğazda gezdirmeye başladılar. Sosyal medyada hem yurtdışı hem de yurt içi örneklerin büyük ilgi görmesi, haber olması ve tüketiciler tarafından büyük bir beğeniyle karşılanması markaların iştahını daha da kabarttı ve yeni CGI çalışmaları sosyal medyayı kaplamaya başladı.

“15 Temmuz Şehitler Köprüsü Markaların İştahını Kabartıyor”

Boğaz Köprüsü, resmi adıyla 15 Temmuz Şehitler Köprüsü, iki kıtanın birbirine bağlandığı, 15 milyondan fazla insanın yaşadığı İstanbul şehrinin önemli bir simgesi. Köprü iki yakadan görünebilmesi ve boğaz üzerinde yer alması sebebiyle önemli ve dikkat çekici bir görünürlüğe sahip. Açıkhava reklamcılığı bağlamında baktığımız zaman İstanbul’un gerdanındaki bu güzel kolye markaların da iştahını kabartıyor.

Geçmiş yıllarda milli bayramlarda milli bayrakların, şampiyonluklarda takım bayraklarının asıldığı köprü gerçek yaşamda markaların logolarını veya ürünlerini sergileyebilecekleri bir mecra olmaktan uzaktı ve muhtemelen mevzuat gereği de böyle bir imkân sağlanamıyordu. Günümüzde yapay zekâ teknolojisinin gelişimiyle beraber CGI (Computer Generated Imagery – Bilgisayar Tabanlı Görüntüler) sayesinde gerçekte Boğaz Köprüsü bir reklam mecrası olarak kullanılamasa bile sanal olarak markalar tarafından yoğun bir şekilde kullanılmaya başlandı. Markaların ürün faydasını vurgulayacak şekilde Boğaz köprüsüne yönelik çeşitli CGI reklamları paylaşmaya başladılar. Yaz sıcağında ter kokusundan şikâyet eden potansiyel tüketicileri için bir deodorant markası (Rexona) marka isminin basılı olduğu ve efil efil rüzgârda esen bir tişört paylaşırken, İstanbul maratonu sırasında bir kahve markası (Tchibo) koşuculara yönelik kahve bardaklarını boğaz köprüsü üzerinde sergiledi. Bağdat Caddesinde en büyük mağazasını açan bir kozmetik firması (Sephora) Avrupa yakasından Anadolu yakasına geçtiğini Boğaz Köprüsü üzerinden geçen büyük alışveriş çantalarıyla duyurmayı tercih ederken kış soğuklarının başlamasıyla beraber bir ev ürünleri firması (English Home) köprünün üzerinden sallanan ve yine marka isminin bulunduğu büyük bir battaniyeyi sosyal medyada sergiledi.

“CGI Çalışmaları Markalara Faydadan Çok Zarar Verebilir”

Doç. Dr. Mehmet Yakın aynı mecranın farklı markalar tarafından sosyal medyada sürekli olarak kullanılmasının tüketicinin algısında ilk kullanımda doğan farkındalığı azaltacağını belirtti. Markaların Boğaz Köprüsünü bir balkon gibi kullanarak marka logolu ürünlerin köprünün üzerinden, altından geçtiği veya sarkıtıldığı çalışmaların çarpıcılığının ve akılda kalıcılığının zorlaştığını vurguladı. Doç. Dr. Mehmet Yakın, markaların Boğaz Köprüsüne yönelik ilgisinin artık markalara yönelik özgünlük ve yaratıcılık algısından çok tekrar ve monotonluk algısı yaratabileceğini bunun markalara faydadan çok zarar getirebileceğini ekledi.